
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesinin 5. Uluslararası Şiir ve Edebiyat Günleri kapsamında MESDER Buluşmaları söyleşi etkinliğinde düzenlenen “Hayatımıza Mizah Katmak” konulu söyleşi katılımcılardan büyük ilgi gördü.
Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi Araştırma Kütüphanesinde Eğitimci/Yazar Ramazan Avcı’nın moderatörlüğünde düzenlenen söyleşinin konuğu mizah konusundaki eserleriyle Türkiye’nin en yetkili kalemlerinden biri olan şair ve yazar Durdu Güneş oldu.

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Turizm Daire Başkanı Duran Doğan, şehrin önde gelen yazar ve şairleriyle çok sayıda dinleyicinin katıldığı program öncesinde Kahramanmaraş Edebiyat Sanat Derneği (MESDER) Başkanı Ali Avgın açılış konuşmasında “Gerek toplum olarak gerekse bireysel olarak çok ihtiyaç duyduğumuz mizah konusunda Ankara’dan gelerek bizi aydınlatacak olan değerli yazar Durdu Güneş’e ve 5. Edebiyat Günlerinde bu etkinlikleri programlayan Kültür ve Turizm Daire Başkanımız Duran Doğan’ın şahsında Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel’e teşekkür ediyoruz.” dedi.
MİZAH, GÜLÜMSETİRKEN DÜŞÜNDÜRÜR, HAYATIMIZI RENKLENDİRİR VE ZENGİNLEŞTİRİR
Söyleşide Ramazan Avcı, “Gerek hayatta gerekse sanat ve edebiyatta kullanımı itibarıyla yaşanan gerçekliğe farklı bir bakış açısıyla bakabilen, sorgularken gülümseten, gülümsetirken düşündüren, düşündürürken farklı noktalara dikkatleri çekebilen mizah iletişimimizde ve ilişkilerimizde hayatımızırenklendirmekte, düşünce dünyamızı zenginleştirmektedir.
Peki, hayatımıza yeteri kadar mizah katabiliyor muyuz? Mizah edebiyatın neresindedir? Hayatta mizahı nasıl yakalayabiliriz? Sayın Durdu Güneş’le bu ve benzeri soruların cevabını arayacağız.” dedi.
Ramazan Avcı, daha sonra Durdu Güneş’in kısa bir biyografisini sundu. Yükseköğrenimini Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde yapan Güneş’in öğretmenlik, kamu kurumlarında avukatlık, Çevre Bakanlığında Hukuk Müşavirliği, Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığında Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunduktan sonra 2019 yılında Ticaret Bakanlığı Hukuk Müşavirliğinden emekli olduğunu belirtti.
Şiir, deneme, kişisel gelişim, anı ve özellikle mizah konularında yayımlanmış on yedi eserinin bulunduğunu, ayrıca çeşitli kurum ve kuruluşlarda “Neşeli Düşünme Sanatı-Motivasyon” ” Zaman Yönetimi” “Öfke Yönetimi” “Sıradışı Düşünme Teknikleri” ve “Mobbingin Hukuksal Boyutu” “Hayata Mizah Katmak” üzerine konferanslar verdiğini belirtti.

MİZAH, BASİT BİR GÜLDÜRME ARACI OLARAK DEĞİL İNSANIN RUHUNU ONARAN BİR SÖZ İKLİMİDİR
Ramazan Avcı, “Durdu Güneş’in eserlerinde; ince zekâ ürünü gözlemler, toplumun nabzını tutan anlatılar ve kültürel hafızaya mizahi bir dokunuşla yer veren bir bakış vardır. Mizahı, basit bir güldürme aracı olarak değil insanın ruhunu onaran bir söz iklimi olarak görmektedir.” dedi.
Daha sonra Durdu Güneş, kendisine yöneltilen “mizah ve mizahı oluşturan ögeler, mizah ile gülme arasındaki ilişki, mizahın gelişmesini engelleyen etkenler, mizahla zekâ arasındaki ilişki, Türk edebiyatında mizah, Mizahın Türk edebiyatındaki edebî türlere yansıması, mizahın sınırları, mizah atölyesi, mizah kitaplarının hikâyeleri, genç mizah yazarlarının neler yapması gerektiği” konularındaki Avcı’nın sorularını örneklerle cevaplandırarak Durdu Güneş konuşmasında şunları söyledi:
GÜNEŞ: MİZAH BİR OLGUDUR TOPLUMUN İÇİNDE DOĞAR VE GELİŞİR
“Tanımında çok değişik görüşler olmakla birlikte mizah hayatın gülünç yönlerini ortaya çıkaran edebi bir sanat türü ya da anlatım biçimidir. Mizahın içindeki unsurları sayacak olursak: 1-Mizah bir sosyal olgudur. Toplumun içinde doğar ve gelişir. 2-Mizahın içinde gülünç bir durum vardır. Bu gülünçlük bazen açık bazen gizli olabilir. 3-Mizahın içinde gerçeklik ve algı arasında uyumsuzluklar bulunur.4-Her mizah zeka ve algı seviyesiyle yakından ilgilidir. 5-Mizah algısı, yaşa, cinsiyete, eğitim durumuna, kültüre, dile, coğrafyaya, milletlere göre değişiklikler göstermektedir.
Herkesin mizahı kullanma ve algılama seviyesi farklıdır. Hayata mizah penceresinden bakabiliyor, kendi yanlışlıklarınıza, eksiklerinize mizahi olarak vurgu yapabiliyor ve kendinize gülebiliyorsanız en üst düzey bir düzeye sahipsiniz demektir. Yaşadıklarınızdan mizahi hikayeler çıkarabiliyorsanız, zihninizde geniş bir mizah arşiviniz varsa ikinci düzey mizah anlayışınız vardır. Eğer sadece mizahın tüketicisiyseniz, sadece mizahi anlatılanlara gülüyor ya da başkaları güldüğü için gülebiliyorsanız mizah anlayışının en alt düzeyindesiniz demektir.
Mizahı da olumlu ve olumsuz kullanmak mümkündür. “Olumlu kullanım zihninize esneklik kazandırıyorsa, olumsuz yönlerinizi neşeli bir şekilde eleştiriyorsanız, belirsizlikler karşısında mizahla kaygınızı aşabiliyorsanız, mizahı kendinizi hoş görme ve kendinizle barışık olma yönünde kullanıyorsanız kendinizi geliştiren bir mizah anlayışınız var demektir. Mizahla sosyal ortamları yumuşatıyorsanız, gerginlikleri neşeye dönüştürüyorsanız, sosyal iletişimde mizahı bir çözümleme aracı olarak kullanıyorsanız, sosyalleştirici bir mizaha sahipsiniz demektir. Mizah bu iki durumda da olumlu rol üstlenir.”

HAYATA MİZAH AÇISINDAN NASIL BAKABİLİRİZ?
1-Neşeli olmanın bir yolu da neşeli görünmektir. İnsanın içi dışını, dışı da içini etkiler. Dolayısıyla dışımızda neşeli görünmek, iç dünyamıza da yansır. Hatta denir ki bir mutlu olduğumuz için gülmüyoruz, güldüğümüz için mutlu oluyoruz. Bu nedenle yüzmüzden tebessümü eksik etmeyelim.
2-Kendimize dışarıdan bakmak. Charlie Chaplin, “Hayat uzaktan baktığınızda komedi yakından baktığınızda trajedidir” der. Bu nedenle olaylara bir seyirci gibi bakabilmek hayattaki mizahı yakalamamıza yardım eder. Komedi üzerinden zaman geçmiş trajedi şeklinde ifade edenler de olmuştur. Acıların, engellerin, sıkıntıların bir adım dışına çıkarak onlara baktığımızda onları mizaha dönüştürmemiz mümkün olur.
3-Bir olay başımıza geldiğinde acaba bu olay Nasreddin Hoca gibi bir mizah kahramanın başına gelse nasıl tepki verirdi diye empati kurmak. Amerikan eski başkanlarından Roosvelt, yine Amerika’nın efsane başkanı Abraham Lincoln’un fotoğrafını masasına koymuş bir sorunla karşılaştığında acaba buna Lincoln nasıl çözüm bulurdu diye empati kurarak çözüm üretmiştir. Aynı yöntem mizah konusunda da geçerlidir.
4-İçimizdeki mizah kütlesini sürekli büyütmeye çalışmak. Fizikte bir kural vardır. Büyük cisimler küçük cisimleri çeker. Bence bu psikolojide de geçerlidir. Eğer içimizde neşe mizah kütlesi büyükse hayatın içindeki mizah ve neşeyi kendine çeker. Şayet içimizde gam, keder, kasvet kütlesi büyükse hayatın içindeki gam, keder ve kasveti çeker. Bu nedenle içimizi ne kadar mizahla doldurursak o ölçüde hayattaki mizahı yakalayabiliriz.
5-Ne ekersen onu biçersin. Hayat aynaya benzer. Ona gülersen o da sana güler, ona ağlarsan o da sana ağlar. Bu nedenle hayatımıza neşe ve mizah tohumları ekelim ki mahsulü de neşe ve mizah olsun.

HAYATIMIZA MİZAH NASIL KATABİLİRİZ?
1-Mizah ürünlerini kullanarak. Mizah kitap ve dergileri okuyabiliriz. Komedi film, dizi ve tiyatrolarını izleyebiliriz.
2-Hayatın içindeki mizahı gözlemleyerek. Hayata bir seyirci gibi baktığınızda çelişkileri görürsünüz. İnsanın olduğu yerde çelişki, çelişkinin olduğu yerde mizah vardır.
3-Mizahı üreterek. Eğer çok mizah kitabı okumuşsanız, komedi filmi seyretmişseniz mizah kalıpları da kafanızda yer eder. Böylelikle yaşadıklarınıza mizah kalıbıyla baktığınızda mizahı üretmiş olursunuz.”
Söyleşi sonunda Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Turizm Müdürü Duran Doğan, “Kahramanmaraş Uluslararası Edebiyat Günleri”nde bu sene etkinlikleri tabana yayarak etkinliklerde edebiyat/sanatla ilgili bütün bileşenlerin yer almasını sağladıklarını, MESDER’in bu güzel programının projenin başarıya ulaştığını gösterdiğini vurgulayarak MESDER Yönetim Kuruluna ve konuşmacı şair/yazar Durdu Güneş’e teşekkür etti.
Program sonunda Duran Doğan tarafından şair/yazar Durdu Güneş’e MESDER Başkanı Ali Avgın tarafından da Ramazan Avcı’ya katılım belgesi takdim edildi. MESDER Yönetim Kurulu üyeleri Zekeriya Çakabey ve Lütfi Bilir tarafından Durdu Güneş’e kitap hediye edildi.






Kategoriler
En Çok Okunanlar
En Çok Yorumlananlar
Benzer İçerikler
© 2025 MESDER - Tüm Hakları Saklıdır...

