dergi

Bir Şehrin Hafızasından Kelimelerin Gücüne: Haluk Besler

Ana Sayfa » E Dergi - Salkım Söğüt » Biyografi » Bir Şehrin Hafızasından Kelimelerin Gücüne: Haluk Besler
Bir Şehrin Hafızasından Kelimelerin Gücüne: Haluk Besler
mesder mesder Biyografi 28 Aralık 2025 105 0

Bazı hayatlar, tek bir doğrultuda uzanan sessiz nehirler gibidir; bazıları ise yatağını defalarca değiştiren, her kıvrımda yeni bir manzara biriktiren ve sonunda denize ulaşan coşkulu akarsulara benzer. Haluk Besler’in hayatı, işte bu ikinci türden bir hikâyedir. Kahramanmaraş’ın kadim sokaklarında başlayan, fen bilimlerinin kesinliğinden ticaretin dinamizmine uzanan ve nihayetinde edebiyatın limanına demir atan bu hayat, sadece bir başarı öyküsü değil, aynı zamanda bir insanın kendi özünü arayış yolculuğudur.

 

 Bir Şehir, Bir Çocukluk ve Bilimin Işığı

 

1957 yılı, Türkiye’nin sosyal ve siyasi yapısının sancılı ama umut dolu değişimler geçirdiği bir dönemdir. Haluk Besler, bu atmosferde, “Şairler Şehri” olarak anılan Kahramanmaraş’ta dünyaya gözlerini açtı. Maraş’ın o dönemki dokusu; geleneksel değerlerin, komşuluk hukukunun ve dilden dile dolaşan kahramanlık destanlarının harmanlandığı bir potaydı. İlk, orta ve lise eğitimini bu kültürel zenginliğin gölgesinde tamamlayan Besler, gençlik yıllarında analitik bir zekâ ile meraklı bir ruhun dengesini kurmayı başardı.

 

1974 yılına gelindiğinde, Türkiye’nin siyasi çalkantılarla çalkalandığı bir dönemde, Konya Selçuk Eğitim Enstitüsü’nün kapısından içeri girdi. Bölümü, maddenin ve hayatın en temel taşlarını inceleyen Fizik, Kimya ve Biyoloji (FKB) idi. Bilimin bu disiplinli dünyası, Besler’e olaylara gözlemci ve rasyonel bir perspektifle bakma yetisi kazandırdı. Bu temel, yıllar sonra edebiyatında kuracağı titiz kurguların ve derin karakter analizlerinin de habercisiydi.

 

 Tebeşir Tozundan Ticaretin Hareketli Dünyasına

 

1978 yılı, Haluk Besler için ideallerin gerçeğe dönüştüğü yıldı. Gaziantep Akşam Lisesi’nde öğretmenliğe başladığında, sadece bir memur değil, toplumu şekillendiren bir rehberdi. Ardından memleketi Kahramanmaraş ve Kayseri’nin Felâhiye ilçesinde süren öğretmenlik yılları, ona Anadolu insanının saflığını, zorluklarını ve beklentilerini yakından tanıma fırsatı verdi. Ancak 1980 sonrası Türkiye’nin değişen ekonomik dinamikleri ve kişisel vizyonu, onu radikal bir karar almaya itti. 1982 yılında, çok sevdiği öğretmenlik mesleğinden istifa ederek ticaretin belirsiz ama fırsatlarla dolu dünyasına adım attı.

 

Besler, konfeksiyon sektöründe tam 25 yıl geçirdi. Hazır giyim imalatından toptan satışa, mağazacılıktan pazar yönetimine kadar bu sektörün her kademesinde ter döktü. Bu çeyrek asırlık süreç, sadece bir “geçim kapısı” değil, aynı zamanda bir yazar için paha biçilemez bir “insan laboratuvarı” idi. Kumaşların dokusundan, pazarlıktaki insan psikolojisine kadar her detay, onun heybesinde biriktirdiği hikâyelere dönüştü. 2009-2013 yılları arasında gıda sektöründeki kısa ama yoğun deneyimi ise, onun hayatındaki “hareketli dönemin” final perdesi oldu.

 

 Edebiyata Dönüş: Geç Gelen Ama Güçlü Ses

 

2013 yılı, Haluk Besler’in hayatında bir kırılma noktasıdır. Ticari hayatını noktaladığında, aslında bir sonu değil, ruhunun asıl ihtiyacı olan başlangıcı yaşıyordu. Artık ne fizik formülleri ne de ticari bilançolar vardı; sadece kelimeler ve hatıralar kalmıştı. İçindeki yazma tutkusu, emekliliğin dinginliğiyle birleşince ortaya nitelikli bir edebiyat çabası çıktı.

 

Ancak Besler, sadece kendi kabuğuna çekilip yazan bir kalem olmadı. Paylaşmanın ve kolektif ruhun önemine inanarak, 2019 yılında Kahramanmaraş Edebiyat ve Sanat Derneği’nin (MESDER) kurucuları arasında yer aldı. Şehrin kültürel mirasını canlandırmak, genç yeteneklere yol açmak ve Maraş’ın edebi kimliğini korumak adına büyük bir sorumluluk üstlendi. 2022 yılında seçildiği yönetim kurulu üyeliği ile bu hizmetlerini daha kurumsal bir boyuta taşıdı.

 

 Kapımdaki Düşman: Bir Mirasın İlk Halkası

 

Haluk Besler’in yazın hayatındaki en somut meyvesi, Kitap Ağacı yayınlarından çıkan “Kapımdaki Düşman” adlı romanıdır. Bu eser, sadece bir kurgu değil, yazarın yıllar boyunca biriktirdiği gözlemlerin, toplumsal hassasiyetlerin ve insan ruhuna dair keşiflerin bir yansımasıdır. Besler, bu romanıyla okuyucuyu hem tarihsel bir yolculuğa çıkarıyor hem de insanın iç dünyasındaki çatışmaları ustalıkla resmediyor.

Kategoriler

En Çok Okunanlar

En Çok Yorumlananlar

Benzer İçerikler

© 2025 MESDER - Tüm Hakları Saklıdır...