Salkım Söğüt Söyleşileri: Sadık YALSIZUÇANLAR ile Edebiyatımızda Taşra Estetiği Üzerine
Salkım Söğüt Edebiyat Dergisi 34. Sayı
ALİ AVGIN YAZDI: MESUT BİLGİNER’İN “DÎVÂNE ŞİİRLER” KİTABI ÜZERİNE BİR HASBİHAL
SALKIM SÖĞÜT SÖYLEŞİLERİ: PROF. DR. MEHMET AKİF KİREÇCİ İLE MÜLAKAT
MESDER Heyetinden Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Fırat Görgel’e Ziyaret

Bazı insanlar vardır ki hayatlarını tek bir sıfatın dar gömleğine sığdıramazsınız. Bir yanda soğuk rakamların, mizanların ve mali tabloların disiplini; diğer yanda ney sadasının, tasavvufun ve edebiyatın nahifliği… 1961 yılında Kahramanmaraş’ın kadim sokaklarında dünyaya gözlerini açan Mesut Bilginer, tam da bu iki zıt kutbun uyumunu şahsında birleştiren, kentin hem iktisadi hem de kültürel hafızasına mühür vurmuş bir isimdir.
Onun hikayesi, sadece bir kariyer basamağı değil; bir şehrin sanayileşme sancılarıyla, ilim ve irfan geleneğinin nasıl harmanlanabileceğinin canlı bir kanıtıdır.
İlk Duraklar: Bir Muallimin ve Müftünün Gölgesinde
Mesut Bilginer, Maraş’ın manevi havasını soluyarak büyüdü. Babası, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Vakfı’nın kurucularından olan ve kentin dini-sosyal hayatında derin izler bırakan Müftü Halil Bilginer’di. Annesi Fatma Hanım ise ailenin iç disiplinini ve şefkatini temsil ediyordu.
Babasının memuriyeti nedeniyle çocukluğu Anadolu’nun farklı ilçelerinde geçti. Bu göçebe eğitim hayatı, ona farklı insan manzaralarını tanıma ve uyum sağlama yeteneği kazandırdı. Ancak kalbi hep Maraş’taydı. 1975-1978 yılları arasında kentin en köklü eğitim kurumlarından Kahramanmaraş Lisesi’nde okurken, sadece ders kitaplarıyla değil, şehrin o dönemki yoğun siyasi ve kültürel atmosferiyle de şekillendi.
Rakamların Dünyasına Giriş: Sanayinin Şafağında Bir Genç
Bilginer’in profesyonel yolculuğu, Türkiye’nin serbest piyasa ekonomisine geçiş sancıları çektiği 1979 yılında başladı. Henüz üniversiteye başlamadan Marteks Maraş Tekstil’de muhasebeci olarak işe girmesi, onun hayat boyu sürecek olan “üretim ve hesap” disiplininin ilk adımıydı. 1983 yılında Çukurova Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olduğunda, artık sadece bir teknisyen değil, teorik bilgiyle donanmış bir iktisatçıydı.
1986 yılı, onun kariyerinde dönüm noktası oldu. Kahramanmaraş’ın ilk tekstil-örgü tesisinin kuruluşunda aktif rol aldı ve on yıl boyunca bu tesisin müdürlüğünü üstlendi. Bu süreç, bir kentin tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişine en ön safta tanıklık etmek demekti. Bilginer, fabrikanın gürültülü tezgahları arasında rakamları yönetirken, 1989 yılında TÜRMOB bünyesinde Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir unvanını alarak mesleki yetkinliğini tescilledi.
Akademik Kürsü ve Vizyon: Teknokent’in Mimarı
1996 yılı, Mesut Bilginer için “sahadan kürsüye” geçişin yılıdır. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’ne öğretim görevlisi olarak kabul edilmesi, onun bilgi birikimini genç nesillere aktarma tutkusunun bir sonucuydu. Ancak o, sadece ders anlatmakla yetinmedi. 1999’da tamamladığı “KOBİ’lere Verilen Teşviklerin Vergi ve Muhasebe Uygulamaları” konulu yüksek lisans tezi, bugün bile güncelliğini koruyan bir rehber niteliğindedir.
Bilginer’in en somut ve vizyoner mirası ise şüphesiz Kahramanmaraş Teknokent’tir. 2012 yılında üniversite bünyesinde bu yapıyı kurarken amacı, sanayi kenti Maraş’ı “bilim ve teknoloji” kentine dönüştürmekti. Genel müdürlük yaptığı 3,5 yıl boyunca, fikri mülkiyet haklarından telif haklarına kadar pek çok modern hukuki ve iktisadi kavramı şehrin gündemine taşıdı. Yazdığı kitaplar;
Bilim ve Teknolojide Vizyon Arayışlarımız: Teknokentler
Sınâî Mülkiyet Hakları ve Vizyon Arayışlarımız
Telif Haklarında Vizyon Arayışlarımız
Bu eserler, Bilginer’in sadece bir muhasebeci değil, bir sistem tasarımcısı ve gelecek öngörüsü olan bir düşünür olduğunu kanıtlamaktadır.
Ruhun Gıdası: Mûsikî, Tasavvuf ve Mevlevîlik
Mesut Bilginer’in hayatındaki asıl derinlik, mesai saatleri bittikten sonra başlar. Rakamların kuruluğunu, mûsikînin letafetiyle dengeleyen Bilginer, 1988’den itibaren Kahramanmaraş Musiki Derneği’nde solist, sunucu ve idareci olarak görev aldı. Onun sesinde, Maraş’ın eski konaklarının yankısı, ney sadasının huzuru vardır.
1995 yılında kurduğu Kahramanmaraş Hz. Mevlânâ Kültürü; Tasavvuf Mûsikîsi ve Folklorunu Araştırma ve Yaşatma Derneği, onun gönül dünyasının bir dışavurumudur. Bilginer, kentin unutulmuş bir değerini, Maraş Mevlevîhânesi’ni gün yüzüne çıkarmak için büyük çaba sarf etti. 2017 yılında Ali Avgın ile birlikte kaleme aldığı Hz. Mevlânâ, Mevlevîlik ve Maraş Mevlevîhânesi kitabı, şehrin tarihsel kimliğine iade-i itibar niteliğindedir.
O, sadece bir araştırmacı değil, bir “hâl” adamıdır. Düzenlediği sema törenleri ve konserlerle, modern dünyanın hırsları arasında sıkışan insana, Mevlânâ’nın “Gel!” çağrısını hatırlatmıştır. Hece, Yitik Söz ve Salkım Söğüt gibi dergilerde yayınlanan şiir ve denemeleri, onun kaleminin de kelamının da ne kadar zarif olduğunun belgesidir.
Bir Şehir Panoraması Olarak Bir Ömür
Mesut Bilginer, bugün hâlen KSÜ İİBF’de derslerine devam ederken, aslında öğrencilerine sadece işletme veya muhasebe öğretmiyor; onlara çok boyutlu bir insan olmanın dersini veriyor. Onun hayatı, “hem dünyevi hem manevi” olabilmenin, rasyonalite ile duyarlılığı aynı potada eritmenin hikayesidir.
Hataları veya zayıflıkları üzerine bir eleştiri yapılacaksa, belki de bu kadar çok alana aynı anda yetişmeye çalışmanın getirdiği “yorgunluk”tan bahsedilebilir. Ancak onun bu yorgunluğu, bir şehrin kültürel ve ekonomik kalkınması için verilmiş soylu bir yorgunluktur.
Kahramanmaraş denince akla gelen o kadim sentez —sanayi, edebiyat ve inanç— Mesut Bilginer’in şahsında tecessüm etmiştir. O, rakamlarla hayatı hesaplarken, mûsikî ile ruhu teskin eden, kalemle ise geleceğe iz bırakan bir “Maraş beyefendisi” olarak tarihteki yerini almıştır.
Mesut Bilginer: Eserler ve Yayınlar Bibliyografyası
Bilginer’in bu eserleri, özellikle Kahramanmaraş Teknokent Genel Müdürlüğü dönemindeki deneyimlerini ve Türkiye’nin teknolojik dönüşüm ihtiyacını kuramsal bir çerçeveye oturtur.
* Bilim ve Teknolojide Vizyon Arayışlarımız: Teknokentler: Üniversite-sanayi iş birliğinin kalbi olan teknoparkların işleyişi ve Türkiye projeksiyonu üzerine kapsamlı bir inceleme.
* Sınâî Mülkiyet Hakları ve Vizyon Arayışlarımız: Patent, marka ve endüstriyel tasarım gibi kavramların ekonomik kalkınmadaki rolünü ele alan teknik rehber.
* Telif Haklarında Vizyon Arayışlarımız: Fikir ve sanat eserlerinin korunması ile bu hakların dijitalleşen dünyadaki hukuki ve iktisadi boyutlarını analiz eden çalışması.
Şehrin manevi hafızasını canlandırmaya yönelik en önemli eseri bu kategoride yer alır.
* Hz. Mevlânâ, Mevlevîlik ve Maraş Mevlevîhânesi (2017): Ali Avgın ile birlikte.
Not: Bu eser, Kahramanmaraş’ta bir dönem varlık göstermiş ancak zamanla unutulmaya yüz tutmuş Mevlevi kültürünü ve Mevlevîhâne binasının tarihçesini belgelerle gün ışığına çıkaran referans bir kaynaktır.
Bilginer’in uzmanlık alanı olan muhasebe-finans ve teşvik sistemleri üzerine odaklanan çalışmalarıdır.
* Yüksek Lisans Tezi: “KOBİ’lere Verilen Teşviklerin Vergi ve Muhasebe Uygulamaları” (KSÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1999).
* Bilimsel Makaleler ve Bildiriler: Ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde, ayrıca akademik kongrelerde sunulmuş 30’u aşkın çalışması bulunmaktadır. Bu makaleler ağırlıklı olarak;
* Teknoloji geliştirme bölgelerinin mali yapısı,
* KOBİ’lerin finansal sorunları,
* Muhasebe standartları ve vergi mevzuatı konularını kapsamaktadır.
Rakamların dünyasından kelimelerin dünyasına geçtiği, estetik kaygının ön planda olduğu yayın mecraları:
* TYB (Türkiye Yazarlar Birliği): tyb.org.tr bünyesinde yayınlanan fikri ve edebi yazıları.
* Hece Dergisi: Türk edebiyatının bu köklü dergisinde yayınlanan denemeleri.
* Yitik Söz ve Salkım Söğüt Dergileri: Yerel ve ulusal edebiyat çevrelerinde ilgiyle takip edilen şiir ve estetik üzerine yazıları.
Kategoriler
En Çok Okunanlar
En Çok Yorumlananlar
Benzer İçerikler
© 2025 MESDER - Tüm Hakları Saklıdır...

